Türkiye’de Moto Kuryelerin Sorunları: Esnaf Kuryelik ve Artan Ölümler
Pandemi sonrası devasa bir sektöre dönüşen moto kuryelik, “esnaf kurye” modeli altındaki güvencesizlik, denetimsizlik ve çocuk işçiliği kıskacında can vermeye devam ediyor. Kurye Hakları Derneği verileri, son yıllarda genç ve çocuk kurye ölümlerindeki korkutucu artışı ortaya koyuyor.
Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte moto kuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü. Ancak bu büyüme, kuryelerin çalışma ve yaşam koşullarındaki ağır sorunları gün yüzüne çıkardı.
“İş Ortaklığı” Adı Altında Sorumluluktan Kaçış
Sektördeki en temel sorunların başında “esnaf kuryelik” modeli gelmektedir. İşveren, maliyetlerin büyük çoğunluğunu “iş ortaklığı” adı altında esnaf kuryelere yüklemekte; kârın yalnızca çok küçük bir bölümünü işçiyle paylaşmaktadır. Paket başı ödeme sistemi ve müşteri puanlama mekanizması ise moto kuryeleri trafikte daha fazla risk almaya, kurallara aykırı davranmaya itmektedir. Bu baskının bedeli çoğu zaman can olmaktadır.
Kan Donduran Rakamlar: Gençler ve Çocuklar Ölüyor
Kurye Hakları Derneği’nin yıllık raporları bu tablonun somut kanıtını ortaya koymaktadır: 2022’de en az 58, 2023’te en az 68 moto kurye hayatını kaybetmiştir. 2024’te ise en az 63 kurye çalışırken yaşamını yitirmiş; hayatını kaybedenlerin 34’ünü 19-27 yaş aralığındaki gençler, 6’sını ise çocuklar oluşturmuştur. 2025’te bu sayı en az 44 olarak tespit edilmiş; hayatını kaybedenlerin yüzde 61’i 18-28 yaş arasındaki gençlerden oluşurken 4’ü çocuk yaştaydı. 2026’nın henüz ilk aylarında ise 9 moto kurye daha iş başında yaşamını yitirdi. Tablonun en ağır boyutlarından biri çocuk kuryelerin varlığıdır. Yıllık raporlar, her yıl onlarca çocuğun moto kurye olarak çalıştığını ve bu çocukların bir kısmının trafik kazalarında hayatını kaybettiğini belgeleyen veriler içermektedir. Okul çağındaki çocukların yoğun trafikte motosikletle paket dağıtımı yapması, çocuk işçiliğine karşı denetim mekanizmalarının ne denli işlevsiz kaldığının açık bir göstergesidir.
Verisizlik ve Resmi İstatistik Eksikliği
Tüm bu ölümlere karşın Türkiye’de moto kurye kayıplarına ilişkin resmi bir istatistik tutan herhangi bir devlet kurumu bulunmamaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ya da TÜİK’in bu konuda kamuoyuyla paylaştığı sistematik bir veri mevcut değildir. Rakamları sabırla ve titizlikle derleyip kamuoyuna duyuran tek kaynak, gönüllülerden oluşan Kurye Hakları Derneği’dir. Derneğin yokluğunda bu ölümlerin büyük bölümü hiçbir yerde kayıt altına alınmadan geçip gidecekti.
Talepler: Güvenceli İş ve İnsanca Yaşam
Moto kuryelerin talepleri yalnızca can güvenliğiyle sınırlı değildir; işin bütün yapısının değişmesini kapsayan köklü bir dönüşüm beklentisidir. Esnaf kuryelerin “iş ortağı” olarak değil işçi olarak görülmesi ve işverenin yasal sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi en temel taleptir. İşçi statüsünün tanınması; kıdem ve ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil hakkı, fazla mesai ücreti ve koşulsuz genel sağlık sigortası gibi onlarca hakkı beraberinde getirecektir. Hâlihazırda esnaf kuryeler, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamı dışında bırakıldıklarından sağlık ve güvenlik açısından fiilen korumasız kalmaktadır. Moto kuryeler ayrıca “ne kadar paket atarsan o kadar kazanırsın” sisteminin kaldırılmasını talep etmektedir; zira bu model, yasal haftalık 45 saatlik çalışma süresini fiilen çiğneyerek kuryeleri günde 12-18 saat çalışmak zorunda bırakmaktadır.
Şeffaflık ve Çok Tehlikeli Meslek Sınıfı
Puanlama ve algoritmik performans denetim sistemlerinin kaldırılması, kullanılan motosikletlerin bakımının şirketler tarafından düzenli olarak üstlenilmesi ve algoritmaların şeffaf hale getirilmesi de taleplerin ayrılmaz parçalarıdır. Fazla mesai ve prim baskısının ortadan kalkması, güvenli koşullarda insanca yaşanabilecek bir ücret alınması da uzun süredir masada olan başlıklar arasındadır. Motosiklet, benzin, kask ve ekipman gibi tüm iş giderlerinin işveren tarafından karşılanması ise işçi statüsünün doğal bir gereği olarak görülmektedir. Tüm bunların ötesinde, platform şirketlerinin kurye sayılarını ve kaza verilerini kamuoyuyla paylaşması, moto kuryeliğin “Çok Tehlikeli Meslekler” sınıfına alınması ve örgütlenme önündeki engellerin kaldırılması da moto kuryelerin gündemden düşürmediği talepler arasındadır. Türkiye’deki kadar moto kurye ölümü dünyanın hiçbir yerinde yaşanmamaktadır — bu gerçeğin karşısında sessiz kalmak artık mümkün değildir…
Berna Özgül




