Fahri Müfettişten Telefon Tutucuya 5.000 TL Ceza

26

Ankara’da bir kurye sipariş teslimatı sırasında 5000 TL’lik trafik cezasıyla karşı karşıya kaldı. Olay 19 Mart 2026 saat 16:09’da Ankara Yenimahalle’de meydana geldi. Kurye, “Şaka gibi önümde tutacak var, telefon doğal olarak orada. Fahri müfettiş bu şekilde ceza yazdı” diyerek durumu özetliyor. Aynı dakikalarda Atlantis Batıkent’ten sipariş aldığını belirten kurye, “Zaten yazdığı saatle benim sipariş aldığım saat aynı. 16:09’da sipariş almışım, bana da 16:09’da yazmış” diyor.

Tutucu yetmiyor, ceza kesiliyor

Karayolları Trafik Kanunu’nun 73/C maddesi sürücülerin seyir halinde cep veya araç telefonu ya da benzer haberleşme cihazlarını ele alarak kullanımını yasaklıyor. Ancak sahada denetim yapan görevliler, tutucudaki telefonu da “elle alma” olarak yorumlayabiliyor. Kuryeler ise navigasyon olmadan teslimat yapmanın imkansız olduğunu, uygulamasının sürekli ekranda açık olması gerektiğini belirtiyor. Aksi taktirde kuryelerin çalışmış olduğu platform, algoritmik olarak mobbing uygulayabiliyor.

Bu olay, kuryelerin yıllardır dile getirdiği yapısal sorunu bir kez daha gözler önüne seriyor: Platformlar kuryeleri dakikaya, rotaya ve uygulamaya bağımlı hale getiriyor, ama trafikteki “güvenlik” denetimleri bu zorunluluğu görmezden geliyor.

“Önce ödeme yap” yanılgısı

Birçok vatandaş ceza ödemeden itiraz edilemez diye düşünüyor. Oysa durum tam tersi: Trafik idari para cezalarına ödeme yapmadan itiraz edilebiliyor. e-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş Portalı’na girerek , Sulh Ceza Hakimliği’ne dilekçe verilebiliyor. İtiraz süresi cezanın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde yapılabiliyor. Kurye, “Mecbur ödedikten sonra şikayet edeceğim” dese de, birçok hukuk kaynağı ödeme yapmadan doğrudan itiraz hakkının bulunduğunu belirtiyor. Mahkeme iptal kararı verirse ödenen para iade ediliyor.

Sistematik tahsilat mı, güvenlik mi?

Bu tür cezalar sadece bireysel mağduriyet yaratmıyor. 2026 bütçe verilerinde trafik cezası gelir hedefinin büyük kısmının daha ilk ayda karşılanması, kuryeler arasında “bu artık bir tahsilat mekanizması” eleştirisini güçlendiriyor. Özellikle moto kuryeler, çalışabilmek için zorunluluğu telefon kullanımı ile “ele alma” yasağı arasında sıkışıp kalıyor.

Kurye Haber olarak benzer şikayetlerin arttığını görüyoruz. Tutucu kullanan, çantasını ruhsatına işlettiren, P1 belgesi alan, ekipmanı tam olan kuryeler bile keyfi cezalardan kurtulamıyor. Bu olaydaki kurye arkadaşımız gibi yüzlerce kurye emekçisi de benzer durumlar yaşıyor.