A101 ve ENLOG Kuryeleri Haykırıyor: Biz Robot Değil İnsanız!

87

Türkiye’nin 81 ilinde 13 binden fazla şubesiyle perakende devine dönüşen A101, e-ticaret ve kapıda teslimat modelinde rekor büyüme rakamları açıklarken; bu devasa operasyonun yükünü sırtlayan arabalı kuryeler modern bir kölelik düzenine hapsediliyor. Kurye Haber olarak incelediğimiz sözleşmeler, ibranameler ve sahadan takipçi aktarımları, milyarlarca liralık ciroların arkasında yatan kurye emeğinin sömürüsünü deşifre ediyor.

13 Bin Şubeli Dev, Kuryenin Mazotuna Göz Dikti

Türkiye’nin en büyük şirketlerinden biri olan ve son yıllarda online satış hacmini yüzde 200’ün üzerinde artıran A101, finansal gücünü katlarken operasyonel maliyetleri  depo işçilerinin ve özellikle kuryelerin üzerine yıkıyor. Daha önce 100 kilometrede 9 litre olarak uygulanan yakıt desteği, 2025 yılı başı itibarıyla tamamen kaldırıldı. Yakıt giderlerini kendi karşılamak zorunda kalan kuryeler, artan mazot zamları karşısında hak edişlerinin tamamen eridiğini ve sistemin artık çalışılamaz noktaya geldiğini ifade ediyor. Şirket öz sermayesini büyütürken, kuryenin elinde kalan net kazanç her geçen gün küçülerek asgari ücretin bir tık üstüne geriliyor.

Hak Arayan Kuryeye Whatsapp Gruplarında Tasfiye

Sistemdeki haksızlıklara karşı sesini yükseltmeye çalışan kuryeler, ağır bir mobbing ve işsizlik tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Whatsapp gruplarında çalışma şartlarına itiraz eden, haklarını arayan veya iyileştirme talep eden kuryeler, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin hızla gruplardan çıkarılıyor ve iş akitleri tek taraflı olarak feshediliyor. Bu durum, kuryeler arasında tam bir korku imparatorluğu kurulmak istendiğini ve en temel hak arama kanallarının bile işten atılma sebebi sayıldığını gösteriyor.

Sözleşme mi Yoksa Risk Devri Belgesi mi

ENLOG üzerinden imzalatılan Taşıt Kira Sözleşmesi, hukuki bir kalkan olarak kullanılıyor. Sözleşme içeriğine göre şirket, işveren sıfatı taşımadığını iddia ederek kuryeyi kıdem ve ihbar tazminatı gibi en temel işçilik haklarından mahrum bırakıyor. Operasyonel hatalar için kuryenin aylık kazancına varan fahiş cezalar öngörülürken, kuryenin hiçbir hakkı güvence altına alınmıyor. Bu yapı, riskin kuryeye, karın ise şirkete aktarıldığı bir sömürü mekanizması olarak işliyor. Şunu da hatırlatmak gerekir ki; arabalı kurye olabilmek için minumum 1. milyon TL ortaya koymanız gerekiyor.

Hakedişle Şantaj ve Zorla İbraname Dayatması

Kurye Haber’e ulaşan en çarpıcı bilgi ise işten çıkarma süreçlerindeki hukuksuzluk oldu. Kaza yapan veya sistemden çıkarılan kuryelere, içeride kalan alın terlerini alabilmeleri için İstifa (Kendi isteğiyle ayrılma) yazılı matbu ibranameler dayatılıyor. Borç kıskacındaki kuryeler, imzalamazsan hak edişin yatmaz tehdidiyle yasal haklarından vazgeçmek zorunda bırakılıyor. Bu durum, hukuken ekonomik cebir ve açık bir hak gaspı anlamını taşıyor.

Haftada 84 Saat Mesai ve Yılda Sadece Bir Gün İzin

A101’in her mahalledeyiz sloganının bedelini kuryeler hayatlarından vazgeçerek ödüyor. Kuryeler yılın 364 günü çalışmaya zorlanırken, sektördeki kimi örneklerin aksine haftalık izin hakkı tanınmıyor. Günlük dağıtım (slot) sayısının 6’ya çıkarılmasıyla kuryeler sabah 09.45’ten akşam 22.00’ye kadar mola vermeden çalışıyor. Takografsız araçlarla yapılan bu haftalık 84 saatlik mesai düzeni, hem kurye sağlığı hem de kamu trafik güvenliği için büyük bir tehlike arz ediyor.

Baskılara Rağmen Hak Arama Mücadelesi Sürüyor

Büyük bir borç batağıyla A101’de arabalı kurye olan emekçiler, her ne kadar kontak kapatamıyor olsalar bile haklarını aramaya devam ediyorlar. Şirket yönetiminin tüm baskı ve tehditlerine rağmen kuryeler, kendi aralarında Whatsapp grupları kurarak dayanışmayı büyütüyor. Yaşadıkları sorunları ve maruz kaldıkları hukuksuzlukları birbirleriyle paylaşan kuryeler, bireysel ve toplu olarak CİMER’e şikayet dilekçeleri yazıyor. Seslerini basına duyurarak kamuoyu oluşturan kuryeler, sömürü düzenine karşı boyun eğmeyeceklerini vurguluyor.

Rekor Karlar Kimin Sırtında Yükseliyor

A101, milyarlarca liralık cirosunu ve 13 binden fazla şubesini işçilerinin ve kuryelerin güvencesizliği üzerine inşa ediyor. Kaza anında sağlam kalan ürünün parasını bile kuryeden tahsil eden, hakkını arayıp yetkililere mail atan veya iletişim gruplarında durumu dile getiren kuryeyi anında kapı dışarı eden bu sistem, sürdürülebilir bir iş modeli değil açık bir sömürüdür. Kurye Haber olarak soruyoruz: Milyarlık büyüme rakamlarınızın içinde, kuryenin gasp edilen izinleri ve elinden alınan yakıt desteği ne kadar yer tutuyor?