“Sakat bırakıyorsun ama yatarı yok. Kanun burada yetersiz kalıyor” diyen Sağır, “Bu cezanın arttırılması lazım, vefat olmadığı sürece kazaya sebep olan, yüzde yüz kusuru da olsa büyük bir ceza almıyor” ifadelerini kullandı. Hukukta verilen zarara karşı alınacak ceza arasında bir orantı bulunduğunu belirten Sağır, “Bir insanın hayatını bu kadar büyük bir kusurla mahvedip, kendi hayatına sadece 16 gün ara verip, sonra kaldığı yerden devam etmesi çok orantısız. Bizim zorumuza giden bu” dedi. Murat Çelik’in durumu netleşinceye kadar karşı tarafın tutuklu kalmasını beklediklerini belirten Sağır, “Ancak dosyaya dahil olduğumuzda gördük ki kişi içerde değilmiş zaten. 16 gün kalmış sonra hayatına kaldığı yerden devam etmiş” diye konuştu. Sağır, “Bu kadar büyük bir ihmal olmasa kaza olmayacak zaten” derken, “Murat zaten yokuş çıkıyor, ne kadar hızı olabilirdi. Karşı taraf hem yanlış yolda hem de hızlı geliyor, motor paramparça olmuştu, parçalar yerlerden toplandı. Bu kadar kolay olmamalı, sonuna kadar hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz” açıklamalarında bulundu.
İzmir’de motokuryeye çarpan kişi 16 gün sonra salıverildi: Murat Çelik aylardır yaşam mücadelesi veriyor!

Nurcan Etik- 30 yaşındaki motokurye Murat Çelik, 27 Ağustos’ta Bornova Ersoy Caddesi’nde yanlış şeride giren ve ters istikamette seyreden bir aracın kendine çarpması sonucu ağır yaralandı. Çelik, 27 Ağustos’tan bu yana bilinci kapalı bir şekilde yaşam mücadelesi veriyor. Doktorlar, Çelik’in yaşamasının bir “mucize” olduğunu belirtirken, yaşasa da bakım hastası olacağını söylüyor. Çelik’in eşi Sevgi Yaşar Çelik, motokurye arkadaşları ve avukatı Eyüp Sağır, Çelik’e çarpan kişinin sadece 16 gün cezaevinde kalıp ardından tutukluluğunun sona erdirilmesine ise tepki gösteriyor. Psikolojisinin tamamen bozulduğunu söyleyen ve “Ben artık çocuğuma annelik bile yapamıyorum” diyen Sevgi Yaşar Çelik, “Bu normal bir kaza değil. Murat’ın hiçbir kusuru yokken, karşı taraf en temel kuralları bile ihmal ederek ölümden beter hale getirdi ve o hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor. Ülkemizde gerçekten adalet diye bir şey yok. Karşı tarafın kesinlikle tekrar içeri girmesini istiyorum” diyor. Avukat Eyüp Sağır ise, Kanuna göre trafik kazalarında yüzde yüz kusurlu olan karşı tarafın kişi ölmeden uzun süre tutuklu kalamayacağını belirtirken, “Kanun yetersiz kalıyor. Cezalar caydırıcı değil. Bu yetersizliğin çözülmesi gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.
“Çocuğuma annelik yapamıyorum”
Doktorların Çelik hakkında hiçbir umut vermediğini söyleyen eş Sevgi Yaşar Çelik, “Yaşamasının bir mucize olduğunu ama yaşasa da hiç uyanmayacağını söylüyorlar. Uyansa da ‘yatağa bağımlı, bakım hastası olacak’ diyorlar” dedi. 2 buçuk yaşında bir kızları olduğunu söyleyen Yaşar Çelik, kazadan bu yana ailesinin evinde kaldığını, kendi evine gidemediğini söyledi. “Psikolojim çok bozuldu” diyen Yaşar Çelik, “Kızıma asla annelik yapamıyorum. Beni en çok yıpratan şey bu. Çocuğum yatıyor kalkıyor sürekli babasını soruyor. Hiçbir şey söyleyemiyorum. Çocuğumun beslenmesine çok dikkat eden bir anneydim çocuğumu besleyemiyorum, annem babam bakıyor. 15 dakika içinde hayatımız alt üst oldu” ifadelerini kullandı.
“Ülkemizde adalet diye bir şey yok”
Bunları yaşarken karşı tarafın sessizliğini kabul edemediğini belirten Yaşar Çelik, “Bize bir geçmiş olsun bile demediler, hiç karşı karşıya gelmedik. Bu normal bir kaza değil. Murat’ın hiçbir kusuru yokken ölümden beter hale getirdi ve o hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor. Ülkemizde gerçekten adalet diye bir şey yok” dedi. “Karşı tarafın kesinlikle içeri girmesini istiyorum” diyen Yaşar Çelik, “İnsanlar diyorlar ya alışıyorsun diye, hayır alışmıyorsun. Her geçen gün daha zor geliyor” ifadelerini kullandı. Evde sadece eşinin çalıştığını söyleyen Yaşar Çelik, “Kazadan beri bize ya Murat’ın arkadaşları ya da ailemiz bakıyor. Önceliğimiz onun uyanması, bir mucize olması. Ama eğer dedikleri gibi bakım hastası olarak kalırsa biz ne yapacağımızı bilmiyoruz. Bunun sorumlusu ölümden beter hale getirdi bizi ve öyle kolayca hayatına devam edemez” diyerek tepki gösterdi. “Ben çalışmasında da değilim ben çalışırım o yeter ki uyansın” diyen Yaşar Çelik, “Uyansın da tekerlekli sandalyede olsun, çocuğuna babalık yapsın yeter. Biz buna şükreder hale geldik. Bu kararı kabul edemiyorum” diye konuştu.
“Kanun kişi ölmeden tutuklayamam diyor”
“Refüjün olduğu bir yerde diğer şeride geçmek nedir?” diye soran Sağır, “Sıradan bir sürücünün bilmesi gereken en temel şeylerden birini yapmamış, ters şeride girmiş. Üstelik kazanın öncesinde başka bir motokurye kendisini selektör yaparak uyarıyor. Buna rağmen yoluna devam ediyor. Yani ‘bilmiyordum’ diyemez. Ehliyeti olan, trafiğe çıkan birinin ters şeride girmemesi gerektiğini bilmemesi de kabul edilemez” dedi. Kanunen suç vasfının “taksirle yaralama” olduğunu belirten Avukat Eyyüp Sağır, “Yani kanun diyor ki kişi ölmeden ben bu kişiyi tutuklayamam. Bu bir ‘kaza’ diyor ama sonuçta bir trafik kuralının ihlali nedeniyle bu kaza gerçekleşiyor. Savcılığın karşı tarafı bırakması kanunen doğru ama cezalar hiç caydırıcı değil” diye vurguladı.
Avukat Eyüp Sağır
Kaynak: Yenigün Gazetesi
Bir haberiniz mi var? Yaşadığınızı ya da tanık olduğunuzu bize iletin.
Bize yazınYorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.