İçeriğe geç
Kurye Haber Kuryenin Sesi, Emeğin Habercisi

Ana sayfa / Makaleler

Çocukluğun ikinci vardiyası

Yazan: Deniz İpek

Yiğit Söyler on yedi yaşındaydı. Manavgat’ta çıraklık eğitimine devam ediyordu. Önceki staj yerinden ayrılmış, yenisine başlamadan önce para biriktirmek için bir restoranda on beş günlüğüne kuryeliğe başlamıştı. İlk iş gününde, yol ortasında arızalanmış halde duran tescilsiz forkliftin demirlerine çarparak yaşamını yitirdi. Haberlerde “harçlık biriktirmek” diye anlatıldı. Yiğit, bir işyerinden ötekine geçerken aradaki günlerde de çalışacaktı. Ardından Edremit’ten Umut Ayan’ın ölüm haberi geldi. O da on yedi yaşındaydı. Ülkü Muharrem Ertaş Anadolu Lisesinin on birinci sınıf öğrencisiydi. Gece saatlerinde motosikletine bir tır çarptı; 4 Ekim’de yaşamını yitirdi. Kurye Haber, Umut’un ailesine destek olmak için geceleri kuryelik yaptığı yönündeki bilgileri aktardı. Hangi işletmede, hangi koşullarda çalıştığı henüz açıklığa kavuşmuş değil. Yiğit staj yerini değiştirirken, Umut okuluna devam ederken kuryelik yapıyordu. Biri “harçlık”, öteki “aileye destek” sözleriyle habere girdi. İkisinin de cenazesinde okul arkadaşları vardı.

Mehmet Atilla’nın Yapboz Çocukları romanında Rojin, Aspendos yakınlarında halasıyla yaşayan, tarlada çalışan bir çocuktur. Babasının yıllar önce yanında götürdüğü kardeşi Revan’a kavuşmak ister. Elindeki bilgi, kardeşinin İzmir’de bir hastanenin önünde mendil ya da simit sattığıdır. Atilla, iki kardeşin hikâyesini yaşlı bir zeytin ağacı ve kuşların anlatımıyla kurar. Kuşlar, kardeşleri buluşturabilmek için Aspendos ile İzmir arasında kanat çırpar.

Bu anlatıda çocukların birbirine ulaşmasına doğa yardım ederken, insanların kurduğu dünyada çocuklar tarlaya ve sokağa dağılmıştır. Rojin’in kardeşine duyduğu özlem, çalışmak zorunda bırakılan çocuğun iş dışında da bir hayatı olduğunu hatırlatıyor. Sevdikleri, istekleri, bekledikleri var. Hangi işte çalıştığını bilmek, çocuğu tanımaya yetmiyor. Yiğit’i de Umut’u da ölüm haberleriyle tanıdık. O haberlerde öğrencilikleriyle yaptıkları iş yan yana geldi. Yaşarken okul, işyeri, ev ve teslimat adresleri arasında bölünen günlerini ancak öldüklerinde gördük.

İşin arasına başka iş

Çocuk kuryelerin hepsi aynı koşullarda çalışmıyor. Küçük lokantanın paketlerini götüren de var, okuldan sonra işe giren de. Okulunu bırakıp bütün gün çalışan da var, başka bir işten çıkıp akşam motorun üzerine binen de. Aralarında MESEM öğrencileri de var. Kuryelik işi kayıt dışı da olabiliyor. Bazılarının gününe iki iş birden sığıyor. Bu çocukların çalışma süresini yalnızca teslimata çıktıkları saatlerden hesaplayamayız. Atölyeden çıkıp lokantaya gelen çocuğun mesaisi sabahtan başlamıştır. Gün boyu ayakta durmuş, yük taşımış, ustanın verdiği işi yetiştirmiştir. Akşam motorun üzerine bindiğinde o yorgunluk da onunla yola çıkar.

Kurye Hakları Derneğinin çocuk motokuryeliğine ilişkin değerlendirmesinde, bir pizza zincirinde çalışan on yedi yaşındaki çocuğun haftada altmış saat çalıştığı aktarılıyor. Teslimatın yanında temizlik yapıyor, kutu katlıyor, pizza paketliyor. Patron, çocuğu dükkânda hangi iş varsa ona koşuyor; sipariş hazır olduğunda da yola çıkarıyor. Biz kapıyı açtığımızda çalışma gününün birkaç saniyesini görüyoruz. “Ek iş” dediğimiz saatler çocuğun uykusundan, dersinden, arkadaşlarıyla geçireceği zamandan alınıyor. Eve biraz daha para giriyor. Çocuk ertesi sabah daha yorgun kalkıyor. MESEM’in bir gün okul, dört gün işletme düzeninde haftanın büyük bölümü zaten işyerinde geçiyor. İSİG Meclisinin son eğitim yılı raporunda, bazı işyerlerinde çalışmanın haftada elli–altmış saate kadar uzandığı belirtiliyor. Akşam buna kuryelik de ekleniyorsa, bir patronun işi bitip ötekininki başlıyor. Çocuk için günün sonu hâlâ gelmemiş oluyor. Okul tatili, hafta sonu, iki iş arasındaki boşluk, para kazanılması gereken günler haline geliyor. Dinlenmeye ayrılabilecek zaman da işe veriliyor.

Siparişin süresi, çocuğun ömrü

Kurye Hakları Derneğinin kayıtlarına göre 2024’te çalışırken yaşamını yitiren en az 63 kuryenin altısı, 2025’te ölen en az 44 kuryenin dördü çocuktu. Çorum’da yaşamını yitiren on yedi yaşındaki Mert Ali Yigen de 2025 raporunda adı geçen çocuklardan biriydi. Şimdi Yiğit’in ve Umut’un adlarını yazıyoruz. “En az” diyoruz; ulaşabildiğimiz haberleri, bize gelen bildirimleri kaydediyoruz. Kurye ölümlerine ilişkin ayrı bir resmî istatistik bulunmuyor. Bazı haberlerde çocuğun kurye olduğu bile yazılmıyor. Çarpıştığı aracın plakası öğreniliyor, çalıştığı işletmenin adı öğrenilemiyor. Haber “motosiklet sürücüsü öldü” diye bitiyor. O sürücünün çalışırken öldüğünü ortaya çıkarmak bize kalıyor. İSİG Meclisi olarak 1 Eylül 2025–31 Ağustos 2026 arasında en az 95 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiğini kayıt altına aldık. Önceki eğitim yılında bu sayı 72’ydi. Ölenlerin 67’si, Yiğit ve Umut gibi, on beş–on yedi yaş grubundaydı. Tarımda 37, sanayide 27, inşaatta 18, hizmet sektöründe 13 çocuk öldü. Tarlada, atölyede, inşaatta, teslimat yolunda çocuk çalıştırılıyor. Patronlar bu emeği kullanıyor, işçi aileleri çocuklarını toprağa veriyor. Kuryelikte paket başı ödeme, hız üzerinden prim, uzun çalışma saatleri ve yetersiz ekipman yetişkin işçilerin de yaşamını tehdit ediyor. Kurye Hakları Derneğinin raporu bu koşullara dikkat çekiyor. On yedi yaşındaki çocuk da aynı işe, aynı yetiştirme baskısına sokuluyor. Motor kullanabiliyorsa paket de taşır diye bakılıyor. Ne kadar yorulduğu, tehlikeyi fark edecek dikkati kalıp kalmadığı işin hesabına girmiyor. Çocuk kurye öldüğünde hızı, kaskı, ehliyeti konuşuluyor. Kaç saat çalıştırıldığı, dinlenmesine izin verilip verilmediği, paket yetiştirmek için nasıl sıkıştırıldığı da sorulmalı. Atölyeden çıkıp teslimata başlayan çocuğun yorgunluğu, ölümünden sonra kendi kusuru diye önüne konamaz. Onu o halde yola çıkaran patronun sorumluluğu var.

Çocuğun kazancına muhtaç edilen ev

“Ailesine yardım ediyor”, “harçlığını çıkarıyor”, “meslek öğreniyor” sözlerine alıştık. Çocuğun çalışmasını takdir eden bu sözlerin ardından, ailesinin neden onun kazancına ihtiyaç duyduğu pek konuşulmuyor. Anne babanın ücreti kiraya, mutfağa, okul masrafına yetmiyor. Çocuğun getirdiği para da evin giderlerine katılıyor. “Bir mesleği olsun” diyen anne baba, çocuğunun kendisi gibi işsiz, güvencesiz kalmasından korkuyor. İktidar bu korkudan yararlanarak çocukları işletmelere yönlendiriyor. Patron düşük maliyetle işçi buluyor, eve de çocuğun çalışmasıyla biraz para giriyor. Çocuğun kazancına ihtiyaç duymayacak bir geçim sağlamak yerine, yoksul ailenin çocuğu da çalıştırılıyor. MESEM’de geçen günlerin ardından kuryelik yapan çocuğa bakınca bu geçimin neye mal olduğunu görüyoruz. Meslek öğrenerek geleceğini kurtarması bekleniyor; akşam da bugünün masrafını karşılamak için çalışıyor. Ders çalışacağı, dinleneceği, arkadaşlarıyla buluşacağı saatler patronların işine gidiyor. Çocukları kuryelikten çıkarmak için ailelerinin geçimini de güvenceye almak zorundayız. İşçi ücretleri insanca yaşamaya yetmeli. Eğitim parasız ve nitelikli olmalı; yemek ve ulaşım için çocuğun çalışması gerekmemeli. MESEM’in çocukları ucuz işgücü olarak işletmelere dağıtan düzenine son verilmeli, mesleki öğrenim okulda ve güvenli koşullarda yürütülmeli. Kurye örgütleri ve sendikalar da çalışan çocuklara ulaşmalı. İşini kaybetmekten korktuğu için susan çocuğun yanında durmalı. Yaralandığında tedavisiyle, okuldan uzaklaştığında eğitimiyle ilgilenmeli. Ölüm davalarında çocuğu kimin işe aldığını, kimin çalıştırdığını, hangi koşullarda yola çıkardığını sormalı. Çocukların çalıştırılmasına karşı mücadele, anne babalarının ücret ve güvence mücadelesiyle birlikte yürümeli.

Yiğit’in on beş günlük işi ilk gününde bitti. Umut’un okul arkadaşları cenazesine gitti. Lokantalar açıldı, siparişler geldi, paketler yola çıktı.

Kurye işçilerinin örgütlü gücü, çocukları bu yollarda yalnız bırakmamalı. Patronun sipariş hesabına karşı çocuğun yaşamını savunmalı. O çocuğun okulda, evde, arkadaşlarının yanında geçireceği zamanı da sahiplenmeli.

Çocukluğun vardiyası olmaz.

Deniz İpek
İSİG Meclisi gönüllüsü

Paylaş

Bir haberiniz mi var? Yaşadığınızı ya da tanık olduğunuzu bize iletin.

Bize yazın

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorumunuz editör onayından sonra yayınlanır. Bağlantı ve kod içeren yorumlar kabul edilmez. E-posta adresiniz yayınlanmaz.

Diğer haberler

Tümünü gör