Kuryeler ve Kent Sakinleri Aynı Masada: “Sorun Trafik Değil, Çalışma Rejimi”

Kurye Hakları Derneği’nin düzenlediği Birlikte Yaşam Çalıştayı, kuryeleri, kent sakinlerini, yerel yöneticileri ve uzmanları aynı masada buluşturdu. Katılımcılar, kuryeler ile kent sakinleri arasında sokakta yaşanan gerilimlerin sorumlusunun bu iki kesim değil, kuryelerin çalışma rejimini ve kenti düzenleyen kurumlar olduğunda birleşti.
Çalıştay 24 Ekim Cumartesi günü Beyoğlu’ndaki Karşı Sanat Çalışmaları’nda yapıldı. Yaklaşık 30 kişinin katıldığı çalıştayda kuryeler ve kent sakinlerinin yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Şişli Belediyesi temsilcileri, muhtarlar, şehir plancıları, iş sağlığı ve güvenliği uzmanları, hukukçular, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri yer aldı.

Çıkış noktası: Kuryenin işyeri kentin kendisi
Kurye sorunu kamuoyunda çoğunlukla trafik ve kaza gündemiyle konuşuluyor. Dernek ise meseleye işçi hakları ve kent hakları açısından bakıyor. Derneğe göre paket başına ödeme, teslimat süresi baskısı, performans puanları, hızlı olanı öne çıkaran algoritmalar, uzun çalışma saatleri ve bakım ile ekipman masraflarının kuryeye bırakılması, önce kuryenin sağlığını ve hayatını tehdit ediyor. Kuryenin işyeri sokak olduğu için bu risk yayalara, çocuklara, yaşlılara, engellilere ve sokak hayvanlarına da yansıyor.
Dernek Başkanı ve Proje Koordinatörü Mesut Çeki açılış konuşmasında çalıştayın neden alışılmadık olduğunu şöyle anlattı: “Normalde bu insanlar birbirleriyle ya trafikte, ya bir apartman kapısında, ya da bir şikâyet dilekçesinde karşılaşıyor. Bugün aynı masada oturacağız.”
Altı ilçede 24 görüşme
Çalıştayın temel girdisi, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yürütülen saha araştırması oldu. Bağcılar, Bahçelievler, Esenyurt, Şişli, Kadıköy ve Ümraniye’de kuryeler ve kent sakinleriyle eşit sayıda olmak üzere toplam 24 yüz yüze görüşme yapıldı. Görüşmelerde çalışma koşulları, platformlar ve algoritmik yönetim, trafik güvenliği, kentsel altyapı ve gündelik karşılaşmalar ele alındı.
Görüşülen bir kurye, işe başladığı anda kontrolün kendisinden çıktığını “Sen check-in’i olup güne başladığın zaman kontrol artık sende değil” sözleriyle anlattı. Bir başka kurye, gelir ile hız arasındaki ilişkiyi şöyle özetledi: “Ne kadar hızlı paket atarsan algoritma seni o kadar öne sürer.” Bir kent sakini ise iki tarafın ortak noktasını şu sözlerle dile getirdi: “Biz de geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz, onlar da.”

“Yasal olarak bağımsız, fiilen işçi”
Çalıştayın hukuki çerçeve oturumunda İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Merkezi’nden Av. Onur Fırat Kaynun video ile sunum yaptı. Kaynun, kuryelerin yasal olarak bağımsız çalışan sayıldığını ama fiilen işçi olduğunu vurguladı ve platform şirketlerinin işçi hakları açısından denetlenmesi gerektiğini söyledi. Kaynun’a göre kuryelerin ağır çalışma koşullarının denetlenmemesi ve düzeltilmemesi yalnızca kuryeleri değil, kent sakinlerinin yaşamını da olumsuz etkiliyor. Kaynun ayrıca hangi talebin hangi kuruma yöneltilebileceğini anlattı.
Dünyadan örnekler: Maliyet platforma yükleniyor
Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nden Arş. Gör. Dr. Nil Belgin Boyacı, on ülkeden düzenleme örneklerini paylaştı. Boyacı’nın aktardığına göre Milano’da savcılık 2021’de kurye kazalarını bireysel kusur değil, hız puanlaması yapan algoritmanın ürettiği bir iş sağlığı ve güvenliği ihlali olarak değerlendirdi; platformlara toplam 733 milyon euro ceza kesildi. Brezilya’da hesap engelleme ve askıya alma gerekçelerinin sözleşmede açıkça yazılması zorunlu tutuluyor. New York’ta ise kuryeler için asgari saatlik gelir uygulanıyor ve hesap kapatmalarda ispat yükü şirkete veriliyor. Bologna’da belediyenin açtığı “Kurye Evi” kuryelere su, internet, şarj ve bekleme alanı sağlıyor.
Boyacı’nın sunumunun ana mesajı şuydu: Riskin kaynağı iş modelindeyse, çözümün maliyeti de orada olmalı.
Masalardan çıkanlar
Ardından kuryeler, kent sakinleri, yerel yöneticiler ve uzmanlar üç masada birlikte çalıştı. Tartışmalarda kuryelerin çalışma koşulları ile merkezi ve yerel yönetimlerin sorumlulukları öne çıktı. Birlikte yaşam, kuryelerin eğitimi ve her şeye rağmen kentte yaşayanların kaldırımlarına saygı gösterilmesi gerektiği de vurgulandı.
Katılımcılar, kuryelerin çalışma sistemine dair düzenlemelerin ilgili bakanlıklar, platform şirketleri ve yerel yönetimler tarafından yapılması gerektiğinde buluştu. Sorunun bireysel davranışlara indirgenmemesi, çalışma rejimi ve kentsel düzenlemelerle birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. Platform şirketlerinin gündelik gerilimlerde görünmez kaldığı ama sorumluluklarının görünmez olmadığı vurgulandı.
Sonraki adım: Politika notu
Çalıştay çıktıları bir sonuç dokümanında derlenecek ve bu çıktılardan bir politika notu hazırlanacak. Not, dijital olarak kamuoyu ile paylaşılacak, ilgili kurumlara ve karar vericilere iletilecek.
Çalıştay, “Güvenli Kent, Güvenli Emek: Kuryeler ve Kentliler Arasında Birlikte Yaşam Diyaloğu” projesi kapsamında, Hrant Dink Vakfı Sivil Toplumu Güçlendirme 2025-2027 Hibe Programı aracılığıyla Avrupa Birliği desteğiyle düzenlendi.
Bir haberiniz mi var? Yaşadığınızı ya da tanık olduğunuzu bize iletin.
Bize yazınYorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.