Haklar ne kadar esnetilebilir?

1156

Dijitalleşmenin etkisiyle ortaya çıkan ve şirketlerin bir sözleşme ile talebe bağlı çalıştırdığı “esnek” çalışanlar, ne tür sıkıntılar yaşıyor? Grevler ve sendikalaşma çalışmaları işe yarıyor mu?

Günümüzde birçok kişi çevrim içi uygulamalar üzerinden şoförlük yaparak, market alışverişlerinin teslimatını gerçekleştirerek ya da bir mağazanın veya restoranın ürünlerini alıcıya ulaştırarak geçimini sağlıyor. Bu şekilde çalışan kişiler için “gig” çalışanı tanımı kullanılıyor. Bu tanım en basit anlamıyla şirketlerin yasal bir sözleşme ile talebe bağlı çalıştırdığı “esnek” çalışanları kapsıyor. En yüksek oranda esnek çalışana sahip platformlar arasında Türkiye’de Trendyol ve Getir, dünyada ise Amazon Flex, Uber, Lyft, TaskRabbit ve DoorDash gibi tanıdık uygulamalar yer alıyor. “Esnek çalışmak” kulağa güzel gelse de aslında bu çalışma modeli, pek de dışarıdan göründüğü gibi iç açıcı değil. Çalışanların aldığı ücrete ve sahip olduğu yan haklara ilişkin belirsizlikler hem işçi hem de işveren için bazı sorunlar yaratıyor. İşçi ve işveren arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle gerçekleştirilen grev sayısı hem dünyada hem Türkiye’de giderek artıyor.

Esnek çalışanlar neden isyan ediyor?

Uber ve Lyft çalışanları geçtiğimiz günlerde ABD genelinde yeni bir grev gerçekleştirdi. Uber sürücüsü olan Erica Mighetto, sorunun özüne indi. Mighetto, Kaliforniya’da esnek çalışanları “sözleşmeli çalışan” olarak sınıflandıran ve çalışan haklarından mahrum bırakan “Proposition 22” uygulamasıyla ilgili şikâyette bulundu.

Proposition 22, California’da “Assembly Bill 5” (AB5) olarak adlandırılan, esnek çalışanların standart çalışanlar gibi sınıflandırılmasını sağlayan meclis tasarısına karşı gerçekleştirilen bir halk oylaması. Uber ve Lyft’in AB5 yürürlüğe girerse Kaliforniya’da operasyonları durduracağını açıklaması sonrası Proposition 22 kabul edildi. Proposition 22 ile esnek çalışanlar sınırlamalarla birlikte sadece bazı haklara sahip olabildi. Instacart, Uber, Lyft ve diğer esnek ekonomi şirketlerinin 224 milyon dolar ile Proposition 22’ye oy verenlerin fikrini değiştirdiği iddia ediliyor.

Mighetto’nun da vurguladığı gibi esnek çalışanların standart çalışanlar ile aynı yasalara tabi olmaması bazı sonuçlar doğuruyor. Bu sonuçlar arasında esnek çalışanların pazarlık hakkının olmaması, sağlık sigortalarının şartlara bağlanması ve işten çıkarılmaları konusunda dezavantajlı durumda olmaları gibi konular yer alıyor.

Grevler ve sendikalaşma çabaları

Sorunlara karşı gösterilen bireysel çabaların karşılıksız kalması, hızlı ve etkili çözüm yolunun toplu gerçekleştirilen grevler olmasına neden oluyor. Yakın geçmişte benzer grevler Türkiye’de Trendyol kuryeleri ve BBC gazetecileri, ABD’de Uber ve Lyft sürücüleri, İngiltere’de Sodexo’nun temizlik çalışanları ve Amazon destekli Deliveroo’nun kuryeleri, İspanya’da Glovo sürücüleri, Hindistan’da ise Urban Company çalışanları tarafından gerçekleştirildi.

  • Enflasyonun altında ücret artışından ve sosyal hakların yetersizliğinden şikayetçi olan sözleşmeli BBC Türkçe gazetecileri, gerçekleştirdikleri grev sonrası toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde BBC ile uzlaşmaya vardı.
  • Trendyol’un tam zamanlı çalışanlarına %46 zam yapıldığını belirten Trendyol Express kuryeleri, gerçekleştirdiği grevle birlikte %11’lik maaş zammının %38’e yükselmesini sağladı.
  • Londra’da Sodexo çalışanlarının düzenlediği protestolar da minimum maaşın yükseltilmesiyle sonuçlandı.

Bu örnekler sendikalaşmanın çalışan haklarını korumak için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyarken ABD ve Avrupa’da yasalar, esnek çalışanların sendikalaşmasını engelliyor. ABD’de standart çalışanlarla aynı haklara sahip olmadığı için esnek çalışanların sendikalaşmasına izin verilmezken Avrupa’da hala Avrupa Komisyonu’nun çıkardığı eşitlikçi taslağın yürürlüğe girmesi bekleniyor. Uber şoförü Ibrahim Diallo katıldığı bir grevde “Buraya sendikalaşmamıza izin verilmesi için savaşmaya geldim, sendika kurmamıza izin verilmemesi inanılmaz,” sözleriyle bu konuya ilişkin şikayetini dile getiriyor.

Yapılan akademik çalışmalar ve veriler Diallo’nun sözlerinde ne kadar haklı olduğunu ortaya koyuyor. Kaynaklar, sendikalı işçilerin ücret, sağlık sigortası, güvenli çalışma ortamı, ücretli sağlık izni gibi konularda daha avantajlı olduğunu gösteriyor. Diğer yandan sendikalar olmadan birçok işçi, koruyucu ekipmanlar ya da ücretli izinler olmadan “insani olmayan koşullarda” çalışıyor. Dahası, sendikasız işçiler sağlık, güvenlik ve ücret konularında talepte bulunduklarında genelde şirketler, bu talebi görmezden geliyor ve görüşmeler çalışanın işine son verilmesiyle son bulabiliyor.

Dijital sendikalaşma?

Günümüzde esnek çalışanların sayısı giderek artarken, dijitalleşen dünya sendikalaşmaya yeni bir boyut kazandırıyor. Geleneksel sendika yöntemlerinin yanında esnek çalışanların sosyal medya üzerinden bir araya geldiği; hatta bizlerin, sosyal medya fenomenlerinin ve politikacıların dikkatini çekerek farkındalık yarattığı yeni bir hak arama biçimi de ortaya çıkıyor. Örneğin Twitter’da hesap açan Trendyol çalışanları hem seslerini duyurmayı hem de başka kurumlardan ve ünlülerden destek almayı başardı. Ünlülerin ve sosyal medya fenomenlerinin verdiği destek kitle farkındalığını hızlı bir şekilde artırdı, gelişmeler trend topic haline geldi ve çözüm süreci hız kazandı. Dijitalleşmenin getirdiği esnek çalışma modelinde, hak arayışının yine dijital kanallarla yapılması aslında pek de şaşırtıcı olmasa gerek.

Kaynak: https://apos.to/n/pareto