Ata Emre Akman Davası; Ata Emre için Adalet İstiyoruz

460

Balıkesir – 11 Mayıs’ta siparişini teslim ettikten sonra sokak ortasında tanımadığı bir caninin bıçaklı saldırısı sonrası hayatını kaybeden üniversite öğrencisi ve moto kurye Ata Emre Akman’ın davası başladı.

Balıkesir Adliyesi’nde görülen ilk duruşma öncesinde Ata Emre’nin ailesi ve moto kuryeler Adliye binası önünde toplanarak cinayete tepki gösterdi. Kurye Hakları Derneği, Emekçi Kuryeler Derneği, Motorlu Kurye İşçileri Derneği, ve Balıkesir Kurye Dayanışması davada hazır bulundu. Kuryeler adına açıklama yapan Kurye Hakları Derneği başkanı Mesut Çeki “biz bugün buraya Ata Emre kardeşimiz için geldik.” diyerek başladığı konuşmasında Akman ailesine kurye camiası olarak başsağlığı dileklerini bir kez daha iletti.

“Ata Emre ne ilk ne de son olacak biz bunu biliyoruz ” diyen Çeki konuşmasına şöyle devam etti; “Ata Emre karanlık bir sokakta bir cani tarafından katledildi. Çalışırken katledildi. Ailesi o görüntüleri izlemeye dayanamıyor biz de dayanamıyoruz. Bugün Ankara’da ayrıca Samet Özgül davası görülüyor. O da üniversiteli, Trendyol kuryesi arkadaşımızdı. 2 yıl önce 3 trafik magandası tarafından boğazından bıçaklanarak öldürüldü. Ailesi iki yıldır adalet arıyor. Ve biz de bugün burada Ata Emre’nin adaletini aramaya geldik. Bu bizim ilk duruşmamız. Ama Ata bizim ilk kaybımız değil. 2022’de en az 58 arkadaşımızı kaybettik. 2023’te en az 68, 2024’ün ilk altı ayında 30 arkadaşımızı kaybettik. Biz her gün ölüyoruz. Burada dövizlerde yazıyor; biz tehlike bir iş yapıyoruz ama hala çok tehlikeli meslekler arasında değiliz. Trafikte bize biri vurursa Yunus Emre Göçer davasında gördük bir kaç ay hqpis bile yatmadan çıkanlar var. Biz ne söyleyelim bizim canımıza 27.300 TL fiyatta biçildi, katillerimiz 3 ay içinde 5 ay içinde salındı. 6 ayrı suç kaydı olan birisi Ata kardeşimizi öldürebiliyor.”

“Bu dava sadece Akman ailesinin davası değildir” diyen Çeki davaydı sahiplenme çağrısı yaptı: “ bu dava sadece kuryelerin davası değildir. Bu dava bütün Balıkesir’in bütün Türkiye’nin davasıdır. Aileler yasını tutmadan adalet aramak zorunda kalıyor bu ülkede. Basımdan ricamız şudur ailenin çığlığını yetkililere ulaştırsınlar. Artık biz ölmek istemiyoruz. Öldürüldüğümüzde de katillerin çok az cezalar alarak elini kolunu sallayarak hapisten çıkmasını istemiyoruz. Mahkeme heyeti elini vicdanına koysun. Biz Moto kuryeyiz, her gün ilaç taşıyoruz, yiyecek taşıyoruz. Hepinizin kapısını taşıyoruz. Ve biz bugün adaletin kapısını çalıyoruz. Adalet istiyoruz. Ata için adalet istiyoruz. Bütün moto kuryeler için adalet istiyoruz. Artık çalışırken ölmek istemiyoruz.”

Daha sonra Akman ailesi ve kurye örgütleri temsilcileri basın mensupları davayı izlemek için duruşma salonuna girdi.

1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada mahkeme karşısında SEGBİS  ile cezaevinden ilk ifadesini veren E.Ö., Ata Emre Akman’ı tasarlayarak öldürmediğini söyledi. E.Ö. babasının eski dini nikahlı eşi Sultan ile problemler olduğunu onun evini taşlamak için olay yerine gittiğini söyledi. E.Ö. “Ben kimseyi tasarlayarak öldürmedim. Ben sadece Sultan D.’nin evini taşlamak için gitmiştim. Üç kardeşiz. Sultan D.’nin kızı babama mesaj atıyordu. Sürekli bizimle uğraşıyordu. Bizimle görüşmek istedi. Sultan, 2012-2013 yıllarında bizden çek çaldı. Sürekli bizi tehdit ediyordu, babam ile Sultan arasında anlaşmazlık vardı. Biz onlardan kaçıyorduk. 2020 yılı öncesinde Sultan ile anlaşmazlık yoktu. Sultan’ın beraber yaşadığı şahısla aramızda anlaşmazlıklar oldu. Sultan ile ilgili olarak babamla özel bir görüşmemiz olmadı. Olay günü 11 Mayıs’ta 13-14 tane bira içtim. Babam ile birlikte vakit geçirdik. Sonra arkadaşlarımın yanına gittim. Sonra eve gittik. Sultan ile bizim evimizin arasında 5-6 dakika sürüyordu. Olay günü Sultan ile ilgili hiçbir şey konuşmadık. Babam sızdı kaldı. Ben de Sultan’ın küçüklüğünden beri bize yaşattıklarını düşündüm. Öfkelendim. Yanıma bıçağımı aldım ama amacım onun evini taşlamaktı. Giderken yoldan taş aldım. Sultan’ın yaşadığı binaya geldim. Genç motokuryeyi gördüm. Yanına gidip Sultan’ın orada olup olmadığını sormak istedim. Ben, ‘Sultan D.’ye mi geldin’ deyince ‘Ebru Gündeş’e geldim’ dedi. Ben de kendisine ‘neden benimle tersleşiyorsun’ dedim. Boğuşma oldu. Bıçağı bir kere salladım. Sonrasını hatırlamıyorum. Maktule 25 kere bıçak sallamışım. 25 kere sallasam da o gün beni buna neyin sevk ettiğini hatırlamıyorum. Olay öncesinde babamın beni Sultan’a karşı doldurması falan olmadı. Babamın yönlendirmesi olmadı” dedi.

E.Ö.’nün babası Orhan Ö. ise mahkemede verdiği ifadesinde:
“Sultan ile uzun süreli telefon görüşmesini oğlum değil ben yaptım. Sultan’ın kızıyla görüştüm. Benden yardım istedi. Sultan bana takıntılıydı. 2010-2013 yılları arasında Sultan ile ilişkimiz oldu. Sonra gitti benim arkadaşlarımdan biriyle evlendi. Olay gününde oğlumla eve geldik. Direkt uzandım. Uyumuşum. Ben oğluma da ‘üzerini değiştir uyu’ dedim. Ben yatağımdan polisin gelmesiyle ile olayı öğrendim. Oğlumla da asayiş şubede karşılaştım. Ne istedin insanlardan dedim. Ben yapmadım baba dedi. Ben de kendine de yaktın beni de yaktın dedim. Üzerime atılanlar iftiradır.”

Cinayet olayı evinin önünde yaşanan Sultan isimli kadın, Orhan Ö. ile eski tarihte birliktelikleri olduğunu söyledi. Orhan Ö. tarafından kendisine yönelik yapılan suçlamaları reddeden Sultan, sürekli tehdit edildiğini söyledi. Sultan, “Olay günü gürültüyü duydum. Koşarak aşağıya indim. Ata’nın nabzını kontrol ettim. Nefes almıyordu. Geçen sene E.Ö. benim kapımı taşladı. E.Ö.’den sonra babası Orhan bana saldırdı. Orhan bana yönelik sürekli tehdit ve hakaretlerde bulundu. Bu olaydan iki üç gün önce E.Ö.’nün telefonundan beni aradı. Seni öldüreceğim dedi. Anne babamın evini de kurşunlattı” şunları söyledi.

Ata Emre Akman ailesinin gönüllü avukatı İbrahim Erenci ise davaya verilen arada açıklamada bulundu. Avukat Erenci, “17 yaşındaki katil ile onu azmettirdiğini düşündüğümüz ve iddia ettiğimiz babasının ifadeleri alındı. İfadeler bana göre son derece tutarsız ve hukuki değeri olmayan beyanlardan ibaret. Kilit tanıklar var onlar dinleniyor şimdi. Bugün tabii ki mahkeme heyetinin takdirinde olmakla birlikte mütalaa verileceğini tahmin ediyorum. Mütalaa verildikten sonra da biz hukuki olarak ciddi bir açıklama yapabiliriz. Hadiseyle ilgili olarak söylenebilecek çok şey var. Biz avukatlar, duygularımızdan arınarak beyanda bulunmanın çok zor olduğu bir davanın içindeyiz. Çok üzgünüz, başta aile olmak üzere tüm Türkiye’nin başı sağ olsun” dedi.

Verilen aradan sonra tanık ifadelerine devam ettik etmek üzere mahkemeye devam edildi.

Fotoğraf: Fatoş Erdoğan