Trendyol Lojistik İşçileri: Kölelik Düzenine Son

33

Denizli’de Trendyol Lojistik’in taşeronu GHZ Lojistik Depolama Sanayi ve Ticaret A.Ş. bünyesinde çalışan depo ve dağıtım işçileri, güvencesiz çalışma koşullarına, adaletsiz prim sistemine ve sosyal yaşamı tamamen felç eden vardiya düzenine karşı sokağa çıktı. Yaşadıkları kronik sorunlara kurumsal muhatap bulamayan işçiler, DİSK’e bağlı İletişim-İş Sendikası çatısı altında örgütlenerek hak arama mücadelesini meydanlara taşıdı. Trendyol Ekspres Dağıtım Merkezi önünde gerçekleştirilen kitlesel yürüyüş ve basın açıklamasında işçiler, performans baskısından fiziksel alan yetersizliklerine kadar uzanan 11 maddelik somut bir talep listesi yayımladı. Eylem öncesinde Trendyol Lojistik yönetiminin, işçilerin sesini bastırma çabasının bir göstergesi olarak depo önündeki kurumsal tabelayı söktürmesi ise alandaki işçilerin tepkisini daha da artırdı.

Eylemin zamanlaması, Türkiye işçi sınıfı tarihinin en büyük kitlesel başkaldırılarından biri olan 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 56. yıl dönümüne denk getirilerek tarihsel bir bağ kuruldu. KESK, DİSK Genel-İş, Dev Emekli-Sen, Emekli Meclisleri Sendikası, Tüm Emeklilerin Sendikası ve bölgedeki siyasi parti temsilcilerinin de yoğun katılım göstererek dayanışma sergilediği ortak açıklamayı İletişim-İş Sendikası Genel Başkanı Gürkan Emreoğlu okudu. Emreoğlu, yarım asır önce sendika seçme özgürlüğü ve örgütlenme hakkı için ayağa kalkan işçilerin mirasını bugün Trendyol’da taşeron köleliğine karşı direnen işçilerin devraldığını vurgulayarak, kurumsal firmaların taşeron arkasına saklanarak sorumluluktan kaçamayacağını belirtti.

“Kronometre Baskısı ve Ayrımcılık Çalışma Hayatını Çekilmez Kılıyor”

Taşeron sisteminin, lojistik ve dağıtım sektöründe güvencesizliği kalıcı hale getiren bir paravan olarak kullanıldığını ifade eden Genel Başkan Gürkan Emreoğlu, Trendyol Lojistik işçilerinin her gün sistematik bir mobbing ve performans kıskacında çalıştığını aktardı. İşçilerin işlerini severek ve büyük bir özveriyle yaptığını ancak içeride kurulan denetim mekanizmalarının insani sınırları zorladığını belirten Emreoğlu, depolardaki durumu şu sözlerle özetledi:

“Prim dağıtımındaki keyfilik ve adaletsizlik, sosyal yaşamı tamamen ortadan kaldıran ikili vardiya düzeni, terfi süreçlerinde liyakat yerine kayırmacılığın işletilmesi ve tuvalet molalarının dahi kronometrelerle birer baskı unsuru haline getirilmesi Trendyol Ekspres-Lojistik çalışanlarının yaşadığı başlıca sorunlardır. İşçiler arasında yaratılan ayrımcılık ve ağır çalışma koşulları karşısında arkadaşlarımız defalarca muhataplarıyla diyalog kurmayı denemiş ancak yönetim duvarıyla karşılaşmıştır. DİSK/İletişim-İş Sendikası olarak, anayasal haklarını kullanan bu işçilerin sesini tüm kamuoyuna duyuruyoruz; talepler karşılanana kadar bu sürecin hukuki ve fiili olarak takipçisi olacağız.”

İşçilerin Masasındaki 11 Somut Talep

Lojistik işçilerinin daha verimli, adil, insani ve iş barışına uygun bir ortamda çalışabilmesi için acilen hayata geçirilmesini talep ettiği ve geri adım atmayacaklarını belirttikleri 11 temel madde şu şekildedir:

  • Yönetim anlayışının, çalışanların görüş, öneri ve geri bildirimlerini doğrudan dikkate alacak şekilde şeffaf bir yapıya kavuşturulması.

  • İşçi sağlığını, iş verimliliğini ve en önemlisi çalışanların sosyal/ailevi yaşamını gözeterek mevcut ikili vardiya sisteminin iptal edilmesi ve üçüncü vardiya (gece/gündüz dengeli) uygulamasının hayata geçirilmesi.

  • Prim sisteminin gizli rasyolardan çıkarılarak şeffaf, objektif ve adil kriterlere göre belirlenmesi; prim hakkının işçiler üzerinde bir ceza veya performans baskı aracı olarak kullanılmaması.

  • Kapalı rampa alanlarının inşa edilmesi, işçilerin yükleme ve boşaltma esnasında yağmur, aşırı sıcak veya soğuk gibi olumsuz hava koşullarından doğrudan etkilenmesinin önlenmesi.

  • Temel insani ihtiyaç olan tuvalet kullanım sürelerinin dakika dakika izlenmesi, raporlanması ve işçiler üzerinde bir tehdit unsuru haline getirilmesi uygulamasına derhal son verilmesi.

  • Terfi ve kariyer basamaklarının şeffaf, ölçülebilir ve liyakat esaslı yürütülmesi; sınav ve değerlendirme süreçlerinde tüm personele eşit fırsat tanınması.

  • İşyeri güvenlik personelinin, işçileri görev tanımlarının dışına çıkarak gereksiz yere gözetlemesi, takip etmesi ve rahatsız edici biçimde denetlemesine son verilmesi.

  • Ayrımcılığa son verilerek, kıdemi veya pozisyonu ne olursa olsun tüm çalışanlara eşit ve adil muamele yapılması.

  •  Görev yeri değişikliklerinin veya “skala atlatma” gibi hak edişlerin, işçiler üzerinde boyun eğdirme, sürgün veya tehdit mekanizması olarak kullanılmasının engellenmesi.

  • İşçilerin kendi aralarındaki özel konuşmalarının, günlük iletişimlerinin ve anlık mesajlaşmalarının gereksiz şekilde takip edilerek fişlenmemesi; anayasal kişisel hak ve özgürlüklere saygı gösterilmesi.

  • İşletmenin bankalarla yaptığı anlaşmalar neticesinde elde edilen banka promosyonlarının, işçilerin sendikal ve hukuki talepleri baz alınarak, doğrudan işçi hesaplarına hakkıyla yatırılması.

Eylemin sonunda işverene diyalog ve iş barışı çağrısında bulunan İletişim-İş Sendikası, haklı taleplerin idari yönetim tarafından göz ardı edilmesi durumunda demokratik ve sendikal hakların üretimi durdurma da dahil olmak üzere her alanda genişletilerek sürdürüleceğini duyurdu.

Kaynak: Evrensel