Bir Tabelada Kalmasın: Samet Özgül’ün Adı, Bir Parkta Yaşatılıyor

32

Bazı isimler bir tabelaya yazılır, bazıları ise bir ailenin yarım kalmış mücadelesine dönüşür. Ağabeyim Samet Özgül’ün adı, ikisi birden oldu.

Annem, kız kardeşlerim ve yeğenimle birlikte, ağabeyimin adının verildiği Batıkent Spor ve Dinlenme Parkı’na gittik geçtiğimiz günlerde. Orada durup düşündük: bir isim, gerçekten ne zaman yaşar?

Samet Özgül, Gazi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde okuyan bir gençti. Bir yanda kitapları, bir yanda ailesine destek olmak için bindiği motosikleti vardı. Sakindi, çalışkandı, karşısındakine her zaman saygı duyardı — onu tanıyan herkes bunu söyler.

5 Kasım 2022 günü, trafikte kırmızı ışık ihlali yapan bir aracı uyardı. Bu sıradan bir uyarıydı. Ama araçtakiler için değildi. Onu sıkıştırmaya başladılar, önünü kestiler. On saniye sürdü her şey. Araçtan inen 19 yaşındaki şahıs, Samet’i boğazından bıçakladı. Diğer ikisi de yardım ve iştirakte bulundu. Samet, son gücüyle kendi başına hastaneye koştu. Ancak tüm müdahalelere rağmen kurtulamadı…

Sonradan ortaya çıkan bir gerçek, bu acıyı daha da derinleştirdi: yardım ve iştirakten yargılanan iki kişinin sicilinde toplam 20 ayrı suç kaydı vardı. Asıl şüphelinin de 18 yaşından önce işlediği bir suç bulunuyordu. Adalet sistemi bu kişileri Samet’ten önce de tanımıştı.

İlk derece mahkemesi ağır cezalar vermişti. İstinaf ise bu dengeyi bozdu: baş faile “iyi hal indirimi” uygulanarak ceza 25 yıla indi, sicillerinde 20 suç kaydı bulunan diğer iki kişi ise beraat etti. Dosya şimdi Yargıtay’da. Biz de hâlâ adalet için mücadele ediyoruz.

Parka gittiğimizde içimizde iki duygu vardı: ağabeyim Samet’in adının bu topraklarda yaşıyor olmasının verdiği gurur ve onsuz geçen her günün getirdiği özlem. Ama bir şey daha düşündük orada: bir ismin parka verilmesi yeterli değil. O isim, gösterilen özenle, sahip çıkılışla ve sözlerin tutuluşuyla gerçek anlamını bulur.

Ağabeyim Samet’i kaybettiğimiz gün, içimizde bir de hiç dinmeyen bir adalet beklentisi başladı.  Bu süreçte yalnız olmadığımızı da gördük; ülkenin dört bir yanındaki motokuryeler, ağabeyim Samet’in hikâyesini kendi mücadeleleri gibi sahiplendi. Çünkü onun başına gelen, trafikte her gün emek veren binlerce kuryenin de korkusu, hâlâ çözülmemiş bir güvenlik sorununun acı bir hatırlatıcısı oldu.

 

Hikâyesi bizim için bitmiş değil — yarım kalmış bir mücadele. Yargıtay’dan adil bir karar bekliyoruz. Ama bu artık sadece ağabeyim Samet için değil. Bugün trafikte bir başkasını uyaran, hakkını arayan, sadece işine gitmeye çalışan her insan için. Çünkü ağabeyim Samet’in başına gelen, aslında bu ülkede emek veren herkesin kapısını çalabilecek bir tehlikeye işaret ediyor — özellikle de sokakta, trafikte, hayatını kazanmaya çalışırken risk alan motokuryeler için.

Sicilinde 20 suç kaydı bulunan kişilerin beraat edebildiği bir sistemde, bir gün başka bir Samet’in, başka bir ailenin de aynı acıyı yaşamayacağının garantisi yoktur. Biz bunun tekrar etmemesi için mücadele ediyoruz…

Dilerim ağabeyim Samet’in adı, bir tabelada değil; emek verilen, sahip çıkılan ve gerçekten yaşatılan bir değer olarak kalır.

 

Berna Özgül

Motokurye Samet Özgül’ün Kız Kardeşi