Yemeksepeti Express’te Nakit Krizi! Kuryelere “ATM” Zorunluluğu ve Angarya Dayatması

16

Yemeksepeti Express’in geçtiğimiz hafta itibarıyla devreye aldığı yeni “Cüzdan ve Ödemeler” sistemi, sahadaki esnaf kuryeler arasında büyük bir krize yol açtı. Nakit sipariş gelirlerinin her gün ATM’lerden şirkete yatırılması zorunluluğu, kuryeleri hem yasal hem de operasyonel olarak karşı karşıya getirdi. Kurye Haber, İstanbul sokaklarında sahanın nabzını tuttu ve konunun hukuki boyutunu İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Merkezi Üyesi Av. Onur Fırat Kaynun ile masaya yatırdı.

İSTANBUL — Türkiye’nin en büyük paket servis platformlarından biri olan Yemeksepeti, Express kurye modelinde tek taraflı bir sistem güncellemesine gitti. “Suistimalleri önleme” iddiasıyla hayata geçirilen yeni düzenlemeye göre; kuryelerin nakit siparişlerden topladığı paralar artık haftalık hakedişlerinden düşülmeyecek. Bunun yerine kuryeler, topladıkları nakit paraları her gün banka ATM’lerine giderek şirketin hesabına yatırmakla yükümlü kılındı. 1000 TL ile 1500 TL arasında değişen limitleri aşan kuryelerin sistemleri ise doğrudan bloke edilerek yeni sipariş almaları engelleniyor.

 Sahadan İsyan: “İş Ortağı mıyız, Köle mi?”

Kurye Haber mikrofonlarına konuşan İstanbul’daki moto kuryeler, kararın kendilerine danışılmadan, tek taraflı bir dayatmayla alındığını vurguluyor. Sahadaki kuryeler, günlük harcamalarını ve en büyük gider kalemleri olan benzin masraflarını bu nakit akışıyla döndürdüklerini belirterek yeni sistemin getirdiği zorlukları şöyle özetliyor:

“Her gün yeni bir skandalla karşı karşıyayız. Gece yarısı cebimizde binlerce lira nakit parayla sokak sokak ATM arıyoruz. Yırtık paralar, çalışmayan veya para sıkışan ATM’ler yüzünden saatlerce onay bekliyoruz. Bu süreçte sistem bizi engelliyor, çalışamıyoruz. Karşımızda sorunumuzu çözecek bir muhatap da yok.”

Kuryeler, özellikle gece saatlerinde yüksek miktarda nakit parayla dolaşmanın kendilerini açık bir şekilde gasp ve güvenlik tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığının altını çiziyor.

 Av. Onur Fırat Kaynun: “Bu Uygulama Anayasal Bir İhlaldir, Adı Angaryadır”

Konunun yasal zeminini Kurye Haber’e değerlendiren İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Merkezi Üyesi Av. Onur Fırat Kaynun, Yemeksepeti’nin getirdiği bu sistemin hukuki açıdan kabul edilemez olduğunu belirtti.

Av. Onur Fırat Kaynun, esnaf kuryelere dayatılan bu operasyonel yükün anayasal sınırları aştığını ifade ederek şunları söyledi:

“1982 Anayasası’nın 18. maddesi angaryayı açıkça yasaklamıştır. Şirketler, kendi finansal ve operasyonel süreçlerini yönetmek için kuryeleri birer banka personeli gibi ATM kuyruklarına mahkum edemez. Kuryenin asli görevi paketi güvenli ve hızlı bir şekilde teslim etmektir; şirketin muhasebe veya tahsilat işlerini yürütmek değil.”

 “Esnaf Kuryelik” Maskesi Altında Gizli Bağımlılık İlişkisi

Sistemin kuryeleri “kendi işinin patronu” olarak pazarlamasına rağmen uygulamaların tam tersini gösterdiğini belirten Kaynun, “Burada net bir ‘Gizli Bağımlılık İlişkisi’ mevcuttur. Eğer siz bir kişiye ‘sen bağımsız bir şirketsin, benim iş ortağımsın’ deyip, ardından tek taraflı kurallarla onun günlük çalışma özgürlüğünü kısıtlıyor ve sistemine bloke koyuyorsanız, bu esnaf kuryelik değil, hakları gasbedilmiş bir gizli işçilik ilişkisidir” dedi.

 Paradan Para Kazanma  Şüphesi

Emek ve ekonomi editörlerimizin yaptığı analize göre, platform şirketlerinin bu ısrarının arkasında ciddi bir finansal kazanç yatıyor. Binlerce kuryeden günlük olarak toplanan milyonlarca liralık nakit paranın doğrudan şirket hesaplarına aktarılması, bu paranın gecelik faizlerde veya finansal enstrümanlarda “nemalandırılması” ihtimalini doğuruyor. Kuryelerin cebinden çıkan zaman ve emek, dev platformların kasasında nakit gücüne dönüşüyor.

Kuryeler Ne Yapmalı? İşte Hukuki ve Örgütlü Çözüm Yolları

Av. Onurn Fırat Kaynun, bu dayatmalara karşı tek çözümün ortak bir duruş ve örgütlü mücadele olduğunu belirterek kuryelerin atması gereken adımları şu sözlerle özetledi:

“Bu anayasal angaryaya karşı kurye dernekleri, sendikalar, hukukçular ve kurye arkadaşlarımız demokratik bir sistemle yan yana gelerek örgütlülüğü yükseltmeli; gerekirse iş yavaşlatma ve grev gibi demokratik haklarını kullanmalıdır. Sendikalarla birlikte açılacak ortak pilot davalarla, platform şirketlerinin kuryelerin üzerine bu kadar kolay çökmesini kesin olarak engelleyebiliriz. Eğer bugün hep birlikte ses çıkarıp hukuki mücadeleyi başlatırsak, dev platformlar bir dahakine sahada bu kadar rahat ve kolay kolay adım atamayacaklardır.”